2 Şubat 2015 Pazartesi

dönmek ya da dönmemek

4,5 yıldır okuduğum ve hâlâ bitmeyen bir okulum var. Yoo yoo uzatmadım, benim bölümün kendi halinden bu. Hatta bugün 4'te dersim var. (Son dönemime geldim hâlâ 4'te dersim var ya. Pes!) Ama okul modundan o kadar uzağım ki şu an. Yaklaşık 3 haftadır çalışıyorum. Hem de idealim diyebileceğim bir işte. Dergi sektörünün bağrında çoğunlukla boş boş oturuyorum aslında. Bu zamana kadar yine elimde bitirmem gereken bir Osmanlıca metin vardı. Onunla uğraşıyordum. Bugünse boşlukta gibiyim. İnternette saçma saçma dolaşırken kitap blogları keşfedeyim dedim. Fakat keşfedilmeye değer blog bulamadım. Sonra madem okuyamıyorum bari yazayım dedim. İhmal ettiğim bloğuam geri dönme kararı aldım. 

Okumak konusunda iyi olamasam da bu ara, yazmak konusunda boş vaktim çok olduğu için verimli olabileceğimi sanıyorum. Çocuk kitaplarına sardım bir de bu ara. Biraz da işim dolayısıyla aslında sarmak zorunda kaldım. O yüzden bol bol çocuk kitabı görebilirsiniz buralarda, haberiniz ola.

İlk kitap yazımda görüşene dek kendinize ve edebiyata iyi bakın.

21 Eylül 2014 Pazar

esrarengiz bahçe'de huzur bulmak

Bu ara öyle çok yetişmesi gereken iş var ki bazen çok sıkılıyorum. Yapmam gereken işler sürekli okumaya, yazmaya dayandığı içinse rahatlamak için farklı bir aktiviteye ihtiyaç duyuyorum. Yeni hobim boyamak!

Geçen hafta kadim dostum Elif bende kaldı. Kendisi çok güzel çizimler yapar. Bir süredir de yeni keşfettiği bir boyama kitabını boyuyordu. Ben de ondan görüp almıştım, Temmuz gibi. Almıştım almasına da, önce boya kalemlerimin olmayışından, sonra üşengeçlikten bir türlü başlayamamıştım. Elif geldiğinde yanında kitabını da getirmiş. Biz de her gece Imany, Dede Efendi, Indila, Ezginin Günlüğü, Beirut vs. Eşliğinde karşılıklı boyama yapmaya başladık. Epey zevkli geçti. Birbirimize fikir veriyor, karşılıklı yorumlaşıyorduk. Bir ara ben Elif'e öykü okudum, o boyama yaptı. (: Çok güzel bir haftaydı. Özleyeceğim bu geceleri.

Gelelim Esrarengiz Bahçe'ye. Esrarengiz Bahçe, "Her Yaş İçin Bulmaca, Boyama ve Desen Tamamlama Kitabı" olarak geçiyor. Benim çizimim zaten iyi değildir, bulmacaları ise basit şeyler. O yüzden yalnızca boyama kitabı olarak kullanıyorum. Epey kalın ve A4'ten daha geniş. Bu yüzden kolay kolay bitecek gibi durmuyor. Zaten derdimiz bitirmek değil ki. Şahsımın en büyük amacı rahatlamak. Zor bir dönemden geçtim ve bu kitap bana gerçekten iyi geldi. Boyama yaparken bütün düşüncelerinizden sıyrılıyorsunuz. Terapi gibi bir şey anlayacağınız.

Esrarengiz Bahçe'de çoğunlukla çiçek, yaprak, dal, böcek boyuyorsunuz. Büyük ve küçük desenli resimler var. Ben genelde büyük ya da orta boy desenli resimleri tercih ediyorum. Zira küçük desenler beni çileden çıkarıyor. Ama rastgele bir resmi boyayarak başlamak, sıkılınca bir başkasına geçmek, arada yarım kalanlara devam etmek filan epey eğlenceli oluyor. İçinde çokça harika desen olduğundan kolay kolay sıkılınmayacak bir kitap.

İçindeki desenlerden birkaçını ben paylaşacağım. Beni Instagram'dan takip edenler zaten birçoğuna maruz kalmıştır. Öte yandan Instagram'da bu kitapla çok karşılaşıyorum. İçindeki desenleri merak edenler oradan da inceleyebilir.


Bol kitaplı, renkli günler!




14 Eylül 2014 Pazar

mazi kalbimdedir

Hani dedim ya, artık 'Bunların hepsini okudun mu?' sorusuna sinirlenmiyorum diye. Bu sorunun muhatapları bilirler ki hemen ardından tavsiye ya da ödünç kitap isteği gelir. O gün de öyle oldu. Ben de bir süredir bir cömertim ki kitaplar konusunda, sormayın. Benim için özel değeri olan kitaplar hariç, kalanları çoğunlukla hediye eder oldum. O gün de misafirim benden ödünç kitap isteyince kitaplığımı şöyle bir karıştırdım. Üstün Dökmen'in Ladesçi'sini gördüm. Taaa lisede okumuştum. Hoşuna gideceğini düşünerek hediye ettim. Vermeden önce sayfalarının arasında bir şey kalmış mı diye bakınırken bir de ne göreyim? Arka kapağın iç tarafında şu not:



Yıl 2009 ya da 2010, Lise sondayız işte. O ara birkaç arkadaşım benden ödünç kitap istemiş. O vakitler bu konuda çok cimriyim. Fakat isteyenler, güvendiğim kişiler olduğu için verebiliyorum. Psikolojiye meraklı eski sıra arkadaşım değerli dostum molla da benden psikolojiyle alakalı kitaplar istemiş. Ben de hiç okumuyorum ya öyle kitap, elimdeki tek psikolojik roman olan Ladesçi'yi verdim. Malum son sınıfız, üniversite sınavı, bunalım haller... Molla kitabı bana uzun süre geri vermedi. Arada bir de soruyorum kitabı. Hayır sanki ne yapacaksam? Neyse en sonunda bitirip geri verdi, tabii o not ile birlikte. İşin espirisi şu ki, ben o notu geçen Pazar günü fark ettim. Çok küçük bir not bile olsa beni birden lise anılarıma götürdü ya nasıl duygulandım.

Lise yılları güzeldi be...

12 Eylül 2014 Cuma

bunların hepsini okudun mu?

Geçen gün evime ilk kez gelen biri daha kitaplıklarımı görüp "Bunların hepsini okudun muuu?" diye merakla sordu. Ben bu soruyu duyunca artık kızmıyorum. Aklıma ekşi sözlük'teki komikli cevaplar geliyor da gülüyorum. O cevaplardan en sevdiğim ise 'kuzuların essizliği' nickli ekşisözlük yazarına ait, benim de blog tanımım olan cümle: Aaa bunları okuyacak mıydık? E bana kimse söylemedi! Bu cevap bir yana, birçoğumuzun bildiği, meşhur bibliyofil yazarların da cevapları hayli eğlenceli. Mesela Eco; "Bunlar şu sıra okuduğum kitaplar, bitirdiklerimi depoda saklıyorum." cevabını kullanıyormuş. Gerçi Eco'yu düşününce insan cevabın gerçeklik payı olup olmadığını aklına getirmeden edemiyor. Öte yandan Enis Batur da "Hayır tabii, bunlar okuduklarımın yalnızca küçük bir kısmı." diye cevap verirmiş. Onun cevabında da gerçeklik payı olabilir. Bense çoğunlukla uzun uzun açıklama yapıyorum. Ne gerek varsa? 

Bu olay sebebiyle yeniden kitap bloğu açma kararı aldım. Bu kararımda farkında olmadan etkili olan kişi sevgili kitap dostum, ebediyen edebiyat'ın sahibi Tankut'tur. Onun uzuuun deniz yolculuğundan dönerek blog alemine yaptığı giriş beni de uyandırdı diyelim. (Selam!)

Blog açmamın bir diğer sebebi, özellikle bu yaz kitap okuyamama hastalığına tutulmuş olmam. Çok güzel birkaç kitap okudum ama onun dışında neredeyse hiç kitap bitiremedim. Pasımı atmam için blog şart.

İki yazı yetiştirmem ve 100 sayfa düzeltme yapmam ve yaklaşık 100 kitap sayfası Osmanlıca metni latinize etmem gerek. Bu süreçte de bloğun bana moral kaynağı olacağını düşünüyorum. Yeniden merhaba!